xmlns=’http://www.w3.org/1999/xhtml’>
Kanser tarama testleri ile yapılan erken tanı ve tedavi yöntemleri tüm kanserlerin 1/3’ünü önlenebilir kılmakta. Kanser tarama testleri, herhangi bir hastalığınız olmadığında, sağlıklı olduğunuzda yapılan tıbbi testlerdir. Bu testler, iyileştirme şansının en yüksek olduğu zamanda yani kanseri en erken döneminde teşhis etmeye yardımcı oluyor. İşte Dünyanın en önde gelen kanser araştırma, tedavi ve Eğitim kuruluşlarından biri olan Texas Üniversitesi M.D. Anderson Kanser Merkezi uzmanlarından yüksek risk taşıyanlar için meme ve rahim ağzı kanserleri için önerilen kanser tarama kılavuzu: Meme Kanseri Tarama Testleri
Meme kanseri için ne kadar test olduğunuz hastalığa yakalanma riskinizle doğru orantılıdır. Meme kanserinde bir veya birden fazla riske sahip olmak bu hastalığa yakalanacağınız anlamına gelmiyor. Bu diğer insanlara göre meme kanserine yakalanma riskinizin daha fazla olduğunu gösterir. Yüksek risk taşıyan kadınlarda görülen belirtiler ve tarama yöntemleriGeçmişinde göğüs hastalıkları için ışın/ radyasyon tedavisi görmüş olmak
Yaşınız 24 ve altı ise:• Her yıl klinik meme testi • Memede oluşan değişiklikleri takip edinYaşınız 25 ve üstüyse: • Her yıl mammogram testi ve her 6-12 ay arasında klinik meme testini yaptırın. Bu testlere 40’ınızı aşmadan radyasyon tedavisine başladığınız yaştan 8 ile 10 sonra başlayın. Örneğin radyasyon tedavisine 25 yaşında başlamış bir kadın 33 ve 35 yaş arasında testlere başlamalıdır• Meme MRI’nı yılda 1 defa ek bir test olarak düşünebilirsiniz• Memede oluşan değişikliklerin farkında olunKalıtımsal/Genetik yatkınlık
BRCA 1 veya BRCA 2 Genetik mutasyonu, Li-Fraumeni Sendromu, CDH1, Cowden Sendromu, Bannayan-Riley-Ruvalcaba Sendromu gibi)
20 ile 24 yaş arasında:• Her yıl klinik meme testi • Memede oluşan değişiklikleri takip edin
25 yaşından büyük:• Her yıl mammogram testini ve her 6-12 ayda bir klinik meme testini yaptırın. Ailenizde meme kanseri olan en genç insandan 5 ile 10 yıl önce teste başlayın. Örneğin bir kadın, 35 yaşında meme kanseri teşhisi konmuş kız kardeşine bağlı olarak, 25 ile 30 yaş arasında test yaptırmaya başlamalıdır • Meme MRI’nı yılda 1 defa ek bir test olarak düşünebilirsiniz• Memede oluşan değişiklikleri takip edinEğer ailenizin içinde meme kanseri vakaları görülüyorsa: • Her yıl mammogram testini ve her 6 -12 ayda bir klinik meme testini yaptırın• Meme MRI’nı yılda 1 defa ek bir test olarak düşünebilirsiniz• Memede oluşan değişiklikleri takip edin Bu yöntemler henüz meme kanseri semptomlarına rastlanmamış kadınlar içindir. Memede herhangi bir yumrunun olması, koltukaltında lenf bezlerinde bir şişkinlik olması, memenin şeklinde, renginde veya büyüklüğünde değişikliğin fark edilmesi, memede büzüşme de çukurluğun olması, meme ucunun değişiklik göstermesi, meme ucunun başka bir yöne doğru gitmesi veya formunun bozulması.gibi semptomlarınız varsa en yakın zamanda doktorunuzu görmelisiniz.Rahim Ağzı Kanseri Tarama Testleri
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, kadınların ölümüne yol açan en tehlikeli kanser çeşidi rahim ağzı kanseridir. Bu kanser sebebiyle her yıl dünyada yaklaşık 300,000 ölüm gerçekleşmektedir. Rahim Ağzı Kanseri için ne kadar test olduğunuz hastalığa yakalanma riskinizle doğrudan orantılıdır. Rahim ağzı kanseri için bir veya birden fazla riske sahip olmak bu hastalığa yakalanacağınız anlamına gelmiyor. Bu diğer insanlara göre rahim ağzı kanserine yakalanma riskinizin daha fazla olduğunu gösterir. Yüksek risk taşıyan kadınlarda görülen belirtiler ve tarama testleriRahim ağzı kanseri geçmişi ve şiddetli rahim ağzı displazisi (hücresel değişim) olanlar: Tedaviden sonra her yıl likit bazlı bir Pap testi yaptırın
Sürekli olarak test sonuçlarında Human Papilloma Virus (HPV) sonucu pozitif çıkanlar: Sürekli HPV testi yaptırmak zorunda olan kadınlar anormal hücrelerin teşhisi konusunda doktorları ile konuşmalıdırlarDoğum öncesinde dietilstilbestrol (DES) adlı kimyasal maddeye maruz kalanlar, immün yetmezliği virüsü (HIV) enfeksiyonu geçirenler ve bağışıklık sistemi düzgün çalışmayanlar her yıl likid bazlı pap testi yaptırmalıdırlarBu yöntemler henüz rahim ağzı kanseri semptomlarına rastlanmamış kadınlar içindir. Vajinal akıntınızda veya cinsel ilişkiden sonra kanama, ya da menopoz sonrası, adet dönemleri arasında gelişen anormal kanama, sıklıkla idrara çıkma, vücutta özellikle kasık bölgelerinde şiddetli ağrılar ve çok daha ileriki durumlarda görülen bacak şişmesi gibi semptomlarınız varsa en yakın zamanda doktorunuzu görmelisiniz.

Kimler kanser riski altında?/tracker/9169949748418132748-2268183800351400707

xmlns=’http://www.w3.org/1999/xhtml’>
Dilara Koçak

Bazı danışanlarımız, kliniğimize gelinceye kadar, düşük kolesterollü diyetin, yulaf ezmesi, salata ve haşlanmış tavuk yemekten ibaret olduğunu düşünüyor. Oysa kolesterolü düşürmeye yardımcı olacak lezzetli yollar da var. İşte bu konuya açıklık getirmek ve özellikle yüksek kolesterolün üstesinden daha kolay gelmenin yollarını paylaşmak amacıyla, bugünkü yazıyı meslektaşım Dyt. Gamze Şanlı ile birlikte hazırladık.
Meyve ve kuru yemişlere evet, tam yağlı peynirlere hayır
Kolesterolü yüksek olan bireylerin, akşam yemeği öncesi yapılan ara öğün için, tuzlu krakerler ve tam yağlı peynirleri (doymuş yağ oranları oldukça yüksek) seçmek yerine meyve ve fındık, badem gibi kuru yemişleri tercih etmeleri daha yerinde olacaktır. Günde 10 – 15 adet badem tüketimi, LDL (kötü huylu) kolesterolünüzün düşmesine yardımcı olur. Aslında, ceviz de HDL (iyi huylu) kolesterolünüzü yükselterek, size faydalı olacaktır.
Kokteyller yerine kırmızı şarabı tercih edin
Araştırmalar, makul derecede Şarap tüketiminin HDL kolesterolü artırabileceğini gösteriyor. Ancak HDL’si düşük olan bireyler, -hiç alkol tüketmiyorlarsa-, artırmak için alkol almaya başlamasın. Margarita veya meyve suyuyla karışık alkollü içkilerin karbonhidrat içerikleri yüksektir. Kırmızı şarabın, karbonhidrat oranı margaritanın 10’da biri kadardır. Ayrıca kırmızı şarabın antioksidan kapasitesi yüksek olduğu için bundan da faydalanmış olursunuz ancak tabii ki, burada bir şişeyi bitirmenizden bahsetmiyoruz. Amerikan Kalp Sağlığı, kadınların bir kadeh, erkeklerin iki kadehi aşmamasını öneriyor.
Kroton yerine ceviz tüketin
Kendinize sağlıklı bir salata hazırlamak için; krotonlarınızı (fırınlanmış kıtır ekmek), yine çok lezzetli olan cevizle değiştirmeniz doğru olacaktır. Ceviz, çoklu doymamış yağ asitleri içerir ve bu yağ asitleri, LDL (kötü huylu) kolesterolü düşürüp, HDL (iyi huylu kolesterolü) yükseltici etki gösterir.
SALATALAR YARARLIDIR, SOSLARI DEĞİL
Günümüzde, artık hemen herkes, salatasına yağlı soslar eklemenin, yürüyüş yaparken Sigara içmekle eşdeğer olduğunu biliyor. Çünkü her iki alışkanlık da, yararı yok ediyor. Salata soslarının yelpazesi oldukça geniştir. Ancak, sosları etiketlerini okuyarak seçmenizi, özellikle kolesterolünüzü düşürmeyi (veya kontrol etmeyi) amaçlıyorsanız, sos olarak sirke ve / veya limon kullanmanızı öneririm. Zeytinyağı miktarını abartmamakta da fayda var.
Hazır cipsler yerine, light çıtır cipsler
Hazır cipsler yerine, evde yapılmış popcorn ve özel tarifimiz olan light çıtır cipsleri tercih edebilirsiniz. Böylece daha az doymuş yağ ve kolesterol alırsınız.
Light çıtır cips
* 2 adet yufka n 1/2 paket light labne
* Dereotu n Yarım çay bardağı su
İki yufka arasına labneyi sulandırarak sürün, kıyılmış dereotu serpin. Mantı büyüklüğünde kare kare kesin ve fırınlayın. Dilerseniz zeytin ezmesi ve domates ile de yapılabilir.
EV YAPIMI POPCORN
Patlamış mısırın lif oranı oldukça yüksektir. 1 yemek kaşığı sıvı yağ, yarım bardak Mısır ekleyip, orta ateşte tencereyi hafifçe sallayarak mısırları patlatın. 1/4 çay kaşığı tuz, 1/4 çay kaşığı istediğiniz baharatları ekleyebilirsiniz.
YOĞURTLA YAPILAN ET / SEBZE SOSLARI
SOS 1
* 1 yemek kaşığı light yoğurt
* 1 tatlı kaşığı hardal
* 1 çay kaşığı keten tohumu
* Nane,kekik
Yapılışı: Tüm malzemeler karıştırılacak.
SOS 2
* 1 yemek kaşığı light labne peynir
* 1 yemek kaşığı light yoğurt
* 1 tatlı kaşığı avokado içi
* Nane, kekik, pul biber
Yapılışı: Tüm malzemeler karıştırılacak.
SOS 3
* 2 yemek kaşığı light yoğurt
* 1 tatlı kaşığı ince çekilmiş ceviz
* Yarım diş sarımsak
* 1 yemek kaşığı ince kıyılmış dereotu
Yapılışı: Tüm malzemeler karıştırılacak.
HANGİ SOS KAÇ KALORİ?
Salata sosu Ölçü Kalori
Rokfor 2 yemek Kaşığı 155
İtalyan Sos 2 yemek kaşığı 160
İtalyan (düşük kalorili) 2 yemek kaşığı 15
Fransız sosu 2 yemek kaşığı 135
Bin ada sosu 2 yemek kaşığı 120
Gurme Sezar 2 yemek kaşığı 150
Klasik Sezar 2 yemek kaşığı 120
Gurme parmesan 2 yemek kaşığı 150
Pesto İtalyan 2 yemek kaşığı 90
Dijon Vinaigrette 2 yemek kaşığı 60
Balsamic Vinaigrette 2 yemek kaşığı 90
KIRMIZI ETİ, ‘BEYAZ’LA DEĞİŞTİRİN
Kırmızı et, hem doymuş yağ hem de kolesterol içerir. Bu nedenle özellikle ızgara, haşlama, fırında yöntemleriyle haftada bir – iki kez tüketilmesi tavsiye edilir. Tavuk ve hindinin ise, kolesterol oranları daha düşüktür. Kolesterolü azaltmanın en iyi yollarından biri de daha fazla balık tüketmektir. Çünkü balık hem düşük yağ içerir, hem de içerdiği omega-3 yağ asitleri Kalp Sağlığı için oldukça faydalıdır.
KREMA YERİNE, AZ YAĞLI YOĞURT
Makarna, et yemekleri ve çorbalarda kullanılan kremanın kalorisi ve doymuş yağ içeriği oldukça yüksek olmakla birlikte, az yağlı yoğurt alternatifiyle yapabileceğiniz güzel, lezzetli ve sağlıklı yemekler de var.

Kolestrole karşı lezzet yolculuğu/tracker/9169949748418132748-7216427406607701484

Genellikle ergenlik çağına gelen çocukların fazla bir so­run çıkartmadıkları görülür. Ancak rüzgar ekenin fırtına biçmesi örneğinde olduğu gibi çocuklukta yapılan hatalar ergenlik çağından sonra birkaç misli büyümüş olarak ço­cuğun ve ailenin karşısına çıkar. Ergenlik çağına giren bir çocuğa fiziksel olarak hakim olmak da çok daha güçtür. Onun için o yaşa gelene dek gözlenen sorunların nasıl ol­sa geçer düşüncesi ile üstü örtülü bırakılmaması uygun olur. Öte yandan, birçok ailede anne ve baba arasındaki sorunlar daha çok çocukların küçük yaşta olduğu evlilik­lerin ilk yıllarında hız kazanmakta, çocuklar üzerinde et­kili olmakta ancak evde süren kriz ortamı nedeni ile ço­cukların tepkileri gözden kaçmakta ve yardım sağlana­mamaktadır. Daha sonra ise evlilik problemleri hallolsa dahi çocukların yarattığı krizler de aile problemlerini ve evlilik krizlerini artıracaktır. Evde başka kişilerde bir psi­kiyatrik bozukluk bulunması da çocuklarda fobileri artı­ran bir konudur. Örneğin babanın aşırı derecede alkol iç­mesi, annede “sinir krizleri” ya da depresyon, hiperaktif bir kardeşin sürekli huzursuzluk yaratması gibi diğer psi­kiyatrik problemleri de gözden geçirmek ve varsa tedavisi yönüne gitmek gerekir.


Fobilerin neden olduğu çeşitli ruhsal bozukluklar
Depresyon: Fobisi olan kişilerde depresyona da sık rastlanır. Bazen da fobinin ilk başlangıcı bir depresyon dö­nemi sırasında olabilir, depresyonun iyileşmesinden sonra da devam eder. Bazen depresyona girince fobisi düzelen kişilere de rastlanır. Kimi zaman da depresyonun tedavisi fobinin de düzelmesine yol açar. Ama bu şart değildir. Ay­rıca tedavi gerektirebilir.
Yaygın anksiyete bozukluğu: Fobisi olan kişilerde sık rastlanan bir durum da devamlı olarak sıkıntı hissi içeri­sinde olmalarıdır. Yani fobi dışında bir yaygın anksiyete bozukluğunun da bulunmasıdır. Bu gibi kişiler günün hiç­bir zamanında rahatlayamazlar. Devamlı olarak kötü bir şey olacağı, kötü bir haber geleceği endişesi içersinde ger­gin bir bekleyiş yaşarlar. Bu durum baş ağrısı, uykusuzluk, iştahsızlık gibi bedensel belirtilere de yol açabilir
Panik atağı: Bazı fobi hastalarında panik ataklara da rastlanır. Bazılarında önce panik atağı başlar sonra fobi eklenir. Panik atağı olan kişilerde özellikle agorafobi daha fazla görülür.
Evlilik problemleri: Fobi ile gelen kişilerde sıklıkla evli­lik problemleri ile karşılaşılır. Bunda fobilerin gündelik ya­şamda yarattığı kimi zorlukların yanı sıra kişinin genel gerginliği sonucu çabuk sinirlenmesi de rol oynar. Özellik­le agorafobisi olanlar yalnız kakmamaları nedeniyle eşle­rine bağımlı davranışlar gösterebilir, kir korkusu yaşayan insanlar ise bu korkularına ev halkını da ortak edip onlar üzerinde kontrol sağlamaya çalışmaları nedeniyle gerginli­ğe ve bıkkınlığa neden olurlar. Fobileri olan insanların ko­lay rahatlayamamaları ve gevşeyememeleri nedeniyle eğ­lenme ve rahatlama dönemlerine uyum sağlayamamaları da aile ve grup içersinde uyumu bozabilir.
İnsan ilişkilerinde zorluklar: Kişinin kafasının fobileriyle meşgul olması dikkatini işine ve başka konulara verme­sini güçleştirebilir. Birlikte yaşanan ya da çalışılan insan­larla birlikte hareket etmekte çeşitli güçlüklere neden ola­bilir. Fobilerini ilgilendiren konularda bazı durumlarda ki­şinin gereksiz yere kararsız kaldığı, yavaş davrandığı dik­kati çekebilir ve birlikte iş yapanları sinirlendirebilir.
Cinsel problemler: Hastalık kapma fobisi, cinsel ilişki­den korkma gibi bazı fobiler doğrudan cinsel işlev bozuk­luğuna neden olabilir.
Alkol ve madde bağımlılığı: Fobilerin ve benzeri du­rumların yol açtığı en büyük problemlerden biri kişinin rahatlama ve gevşeme amacıyla alkol kullanmaya başla­masıdır. Örneğin sosyal fobisi olan ve insanlara açılmak­tan çekinen bir kişi bunu alkol etkisi altında daha rahat yapabildiğini gördükçe bu yola daha çok başvuracaktır. Bu ise onu zamanda alkolik hale getirebilir. Diğer keyif ve­rici maddeler için de aynısı geçerlidir. Buna karşılık yine rahatlama amacıyla alınan bazı ilaçlar bağımlılık yapabi­lir. Çünkü etkileri zamanla azaldığından daha yüksek doz­lara çıkılması gerekir. Hiç alınmadıklarında da eksiklik be­lirtileri ortaya çıktığından bu sefer de ilaç bağımlılığı kişi­nin birinci derece sorunu haline gelir.
Başka psikiyatrik hastalıklar fobi ile başlar mı? Aslında bazı psikiyatrik sorunların fobi oluşumundaki rolü bilinmemektedir. Bazen şizofreni ve benzeri ağır ruh­sal rahatsızlıklar fobi ile başlar sonradan diğer belirtilerin eklenmesi ile kendisini tam olarak ortaya koyar. Ancak deneyimli bir psikiyatrist bu durumu önceden fark edebi­lir. Çünkü bu gibi durumlarda fobilerin yanı sıra diğer hastalığın bazı öncü belirtileri de olacaktır. Örneğin hasta­nın şizofrenisi varsa fobilerin yanı sıra etraftan şüphelen­me, içe kapanma, performansında azalma, gerçek dışı ki­mi konuları dile getirmeye başlama gibi özellikler görüle­cektir. Ya da depresyonu varsa uykusu ve iştahı bozula­cak, halsizlik, iş yapmak istememe gibi şikayetler ortaya çıkacaktır. Bu durumda fobinin tedavisinden çok esas problemin tedavisine yönelmek gerekir. Çünkü psikiyatri de temel prensip birlikte bulunan birkaç hastalık olduğun­da tedaviyi en ağır olanına doğru yönlendirmektir. Çoğu zaman daha ağır olan durumun tedavisi beraberinde olan daha hafif durumun düzelmesini de sağlayacaktır.
İçe dönük kişilik ile sosyal fobi ayrı şeyler midir?
Bu iki konu birbirine çok karışır. İçedönük kişiler in­sanlarla görüşmeyi pek sevmezler bundan rahatsızlık da duymazlar. Başkalarına ilgileri azdır. Yalnız başlarına ya­şamayı severler. Öte yandan, sosyal fobisi olanlar ise aslın­da insanlara ve dış dünyaya ilgi duymakta ve onlarla te­mas halinde olayı istemektedirler. Başkalarının kendileri hakkındaki kanaatlerine duyarlıdırlar. Fakat eleştirilmek­ten korktukları için kendilerini ortaya koyamazlar, ancak fırsatlardan faydalanmaya çalışırlar. İçedönüklük konu­sunda ilaç tedavileri pek etkili olmazken sosyal fobi psiko-terapinin yanı sıra ilaçla da tedavi edilebilmektedir. Bu da onun bir kişilik özelliği olmayıp gerçekten bir fobi olduğu gerçeğini desteklemektedir./tracker/9169949748418132748-3276438551627790488

orgu modelleri, dantel modelleri, orgudantel modelleri Dekor Oyunlar